Görme Engelliler Eğitimi

rehabilitasyon merkezi görme engelliler eğitimi Görme fonksiyonunu tamamen ya da kısmen yitirmiş çocuk, görme güçlüğü yaşamaktadır. Görme engelli kişi görme yetersizliğinden çok ağır derecede etkilenen görsel duyu ile alması gereken uyarıcılardan yoksun kalan kişidir.

Özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde görme engelliğinin tanımı şöyledir: Görme engelli, bütün düzeltmelere rağmen iki gözle görmesi 1/10 dan aşağı olan, eğitim öğretim çalışmalarında görme gücünden yararlanması mümkün olmayandır şeklinde tanımlanmaktadır. Az gören; bütün düzeltmelere rağmen iki gözle görmesi 1/10 ile 3/10 arasında olan ve özel bir takım araç ve yöntemler kullanmadan eğitim öğretim çalışmalarında görme gücünden yaralanması mümkün olmayanlardır şeklinde tanımlanmaktadır.

Görme Engelinin Nedenleri
Körlüğün ve diğer görme yetersizliklerin temel nedenleri arasında ateşli hastalıklar, kazalar, yaralanmalar, zehirlenmeler, tümörler, genel hastalıklar ve doğum öncesi nedenlerden birisi olan kalıtım sayılabilir. Körlüğün öncelikli ve yaygın nedenleri arasında kalıtsal nedenler gelmektedir.

Katarakt, görme siniri atrofisisi, albinism körlüğe yol açan nedenler arasında önemli olanları olup değişik yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Hastalıklar ve kazalar da körlük nedenleri arasındadır. Şimdiye değin sözü edilen hastalık ve durumlar dışında başka hastalık ve etmenler sonucunda göz küresi, saydam tabaka (kornea), mercek, göz sıvısı, retina ve görme siniri etkilenecek olursa, önemli görme yetersizlikleri ya da körlük ortaya çıkabilir. Bu hastalıklar arasında yaygın olanları şeker, frengi ve glokom sayılabilir.

Bazı çevresel etmenler körlüğün ve görme yetersizliğinden etkilenenlerin sayısının artmasında etkili olmaktadır. Bazen hekim premature bebeği yaşatmak için, oksijeni arttırırken çocuğun retrolental fibrosia riskini de arttırabilir.

Diğer bir durum da rubella-alman kızamığıdır. Anne hamileliğinin ilk aylarında rubelladan etkilendiğinde, çocukta görme yetersizliği ile birlikte işitme yetersizliği, zihinsel yetersizlikler ve diğer yetersizlikler birlikte ortaya çıkabilir.
Görme engelinin nedenlerini doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası olarak üç ana başlık altında toplayabiliriz.

Doğum öncesi sebepler;
Doğum öncesi dönemde çocuğun görme özürlü olmasında, annenin hamilelik döneminde geçirdiği çeşitli hastalıklar, irsiyetle intikal eden hastalıklar ve kazalar başta gelen sebeplerdir.
Göz küresinin küçüklüğü (mikrof talmi), göz küresinin yokluğu (anof talmi), konjenital glokom, retina glimu, korneaya, retinaya, optik sinire, lense ait (katarak) sebepler ve metabolik bozukluklar gibi. İrsiyet yolu ile geçen hastalıklar görme engelli olmaya sebep olabilmektedir.
Hamilelik döneminde annenin geçirdiği kızamıkçık, toksoplasmosis, ateşli ve bulaşıcı virüslü hastalıklar beslenme bozuklukları çocukların görme özürlü olmasına sebep olabilmektedir.
Annenin hamilelik döneminde geçirdiği düşme, çarpma vb. ev kazaları, trafik ve iş kazaları gibi kazalar çocuğun görme sinirlerini veya görme duyusunu etkilemesi körlüğe sebep olabilmektedir.

Doğum sırasındaki sebepler;
Doğum anı travmaları çocuğun görme özürlü olmasında başta gelen sebeplerdendir. Annede havsala darlığı doğumun güç ve geç olması, normal doğumun mümkün olmaması durumunda forsebsin yanlış kullanılması çocuğun görme özürlü olmasına sebep olabilir.
Geç ve güç doğumlarda kordonun bebeğin gırtlağına sarılması veya başka sebepler sonucu bebeğin nefessiz kalması ve bu sürenin üç dakikayı aşması sonucu beyin etkilenir. Eğer etkilenen bölge görme merkezi bölgesi ise çocuğun görme engelli olmasına sebep olabilir.

Doğum sonrası sebepler;
Doğum öncesinde görme özürlü olmaya sebep olan kalıtımla geçen bazı hastalıklar ilk çocukluk çağından bir süre sonra gelişerek çocuğun engelli olmasına sebep olabilmektedir. Doğum sonrasında genellikle dört yaşın altında olan çocuklarda görülen hastalığı “A” vitamini eksikliği ve kötü beslenmeden kaynaklanmakta olup görme engelli olmayı büyük ölçüde etkilemektedir. Ayrıca frengi, tokoplasmosis, kızamıkcık, menenjit gibi iltihabı hastalıklarda görme özürlü olmaya sebep olmaktadır.
İlk çocukluk döneminde daha çok keskin ve sivri uçlu oyuncaklar, mantar tabanca, tüfek ve diğer patlayıcı eşyalarla oynarken, yanma, zehirlenme, elektrik çarpması, düşme, gibi ev ve oyun kazaları ile trafik kazaları sonucu görme özürlü olabilirler.

Görme Engelli Olan Çocukların Özellikleri
Eğitsel açıdan kör, eğitimde dokunsal ve işitsel materyallere ihtiyaç duyan kişidir. Bu tanım ilk olarak okumayı akla getirmektir. Eğitsel açıdan kör olarak tanımlanan birey, okuma için kabartma alfabe ya da konuşan kitaplara ihtiyaç duyar. Görme duyusunu öğrenme amacıyla kullanamaz. Eğitsel açıdan az gören, görme duyusunu öğrenme amacıyla kullanabilen kişidir. Az gören bireyler görme potansiyellerini en üst düzeyde kullanabilmek için gözlük, büyüteç gibi araç gereçlere, büyük puntolu yazı, aydınlatma, zıtlık gibi materyal ve çevre düzenlemelerine gerek duyarlar.

İnsanların dış dünyadan aldıkları bilgilerin %85’ ini görme kanalıyla aldığı tahmin edilmektedir. Ancak bu, görme yetersizliği olan çocukların görenlerden %85 daha az bilgi alacağı anlamın gelmez. Görme engelli çocukların diğer duyu organlarını da bilgi edinme amacıyla kullanacağı anlamına gelir.

Küçük çocuklar görme duyusu ile dünyayı bütünleşmiş bir biçimde algılar. Görme duyusu çocuğa yakın çevresi dışındaki nesneler ve kişiler hakkında da bilgi sağlar. Görme olmadığında birey dünyayı öğrenmek için kendi incelemelerine ve başka insanların anlatımlarına güvenmek zorunda kalır. Çevredeki bir çok nesne küçük çocuğun dokunarak ve işitme yoluyla inceleyebilmesi için çok büyük ya da çok küçük ve çok soyuttur. Sözel tanımlar ise tanımı yapanın bakış açısına bağlıdır ve eksiktir. Bu nedenle görme engelli çocuklar çevredeki olayları ve nesneleri bütünüyle anlayamazlar.

Kavramsal gelişimleri, normal çocuklara oranla daha geridir. Özellikle soyut kavramlarda başarı düşüktür. Bunun nedeni ise uygun öğrenme yaşantılarının olmayışıdır.

Görme problemi olan çocuklar aynı noktaya uzun süre bakma, ilgisini çekebilecek bir eşyayı fark edememe, nesneyi gözleriyle takip edememe, renkleri ayırt edememe, sık sık eşyalara çarpma, sık sık düşme ya da sağa sola amaçsız uzanma gibi sorunlarla karşılaşabilirler.

Görme engelli çocukların en fazla sıkıntı çektikleri konu alan kavramıdır. Çünkü diğer duyularını kullanarak öğrenme çabası göstermekte alana ilişkin bilgilerde diğer duyuları sınırlı kalmaktadır.

Tutma, bırakma, yemek yeme, giyinme benzeri bir çok motor beceri yetişkinlerin gözlenip taklit edinmesi sonucu öğrenilir. Görme yetersizliğinden etkilenen çocuklar yetişkinleri gözleyip, taklit etmede güçlük yaşamaktadırlar.

Görme engelli çocuklarda engelinden dolayı göz-el koordinasyonu yoktur. Eğitimlerinde ağırlıklı olarak kulak el işbirliğini geliştirmeye çalışmalıdır.

Bilişsel gelişim duyuların kullanılmasını gerektirir. Çünkü zihinde bulunan her şey önce duyular aracılığıyla algılanır. Bir çocuğun dokundukları, işittikleri, gördükleri, tattıkları ve kokladıkları çevreye karşılık gelen bir model olarak içselleştirip depolar. Görme engelli çocukların görme duyusu yoksunluğu çoğu bilgilerden yoksun kalmalarına neden olur. Bunun için onların dokunma duyusunun kullanımı daha aktiftir.

Görme engelli çocukların kavram, soyutlama ve sınıflama gelişimi yaşıtlarından hep geride kalmaktadır.

Görme engelli çocuk göz teması kuramaz, mimik ve jestlerle kendini ifade edemez. Yetişkinlerin dikkatini çekmek için stratejilere sahip değildir. Bu nedenle öfke nöbetleri geçirebilir huysuz olabilir. Bu yola çevrenin dikkatini çekebildiğini keşfettiğinde sözlü iletişim yerine ağlama ve mızıklamayı seçebilir.

Dil öğrenilen bir özelliktir. İşitsel alması nedeniyle görme güçlüğü olanların dil gelişimlerine olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır.

Konuşmaya yeni başlayan görme engelli çocukların konuşmalarında ekolali (sözcüklerin anlamsız şekilde tekrarı) denen bir özellik gözlenir. Bunun nedeni çocuğu iletişim anlamı taşımayan dil yaşantılarına maruz kalmasıdır. Ortada işitsel girdi var ancak anlamlı işitsel girdi olmadığı için anlamsız sözcük tekrarları yapmaktadırlar.

Sosyal faaliyetlere ilgilidirler.

Bağımsız hareket edebilme becerileri sınırlıdır.

Görme Yetersizliği Olan Çocukların Kaynaştırma Yoluyla Eğitimi ve Sınıf Öğretmenine Öneriler
Görme engelli olan çocuklara, yazılı yoklamalarda soru ve cevaplarını kabartma yazı ile yazmalarına ve yazılı yoklamalarda biraz daha fazla zaman kullanmalarına müsaade edilecek; kabartma olarak verilen cevaplar, imtihandan hemen sonra öğretmenin öğrenciye okutturmasıyla değerlendirilebilecektir.

Cevabı karmaşık çizimlere veya şekillere dayanan sorulardan, çizimsiz olarak sonuçlandırılması mümkün olmayan konulardan sorumlu tutulmayacaklardır.

Az gören öğrenci tahtayı rahatça görebileceği bir yere oturtulmalıdır. Sınıfta beyaz tahta kullanılıyorsa öğrencinin oturduğu yerden tahtanın parlayıp parlamadığını kontrol etmelidir. Tahta parlarsa bu durum öğrencinin tahtada yazılı olanları olumsuz görmesini etkileyecektir. Eğer sınıfta kara tahta kullanılıyorsa tahtanın her zaman temiz olmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde öğrenci tebeşir tozuyla kaplı tahtada yazılı olanları görmede zorlanabilir.

Az gören öğrenciler okudukları materyali daha iyi görebilmek için gözlerine yaklaştırmak isteyebilirler. Burada dikkat edilecek en önemli konu, başın sayfa üzerine eğilmesi değil sayfanın göze yaklaştırılmasıdır. Sayfanın üzerine eğilerek çalışmak boyun ve sırtta yorgunluğa yol açtığı gibi başın gölgesinin sayfanın üzerine düşmesinden dolayı görmeyi zorlaştırır. Okunacak materyalin göze yaklaştırılması amacıyla okuma standartlarından ya da kalın klasörlerden yararlanılabilir.

Ders kitaplarının sayfa düzeni, öğrenci için görsel karışıklık yaratacak biçimde olabilir. Bu durumlarda öğrencinin çalıştığı kısımlar dışındaki kısımların bir kağıtla kapatılması yoluna gidilebilir. Öğrenci okurken sık sık satırı kaybediyor veya alt satırda okumaya devam edeceği yerde alt satıra geri dönüyorsa koyu renkli fon kartonundan hazırlanacak bir okuma penceresi kullanılabilir.

Öğrenciye kitap okurken zaman tanımak gerekir. Diğer öğrencilere göre okuma sırasında daha çabuk yorulabilir. Bu durumda öğrenciye dinlenmesi için kısa molalar verilmelidir.

Öğrencinin kullanmış olduğu defter, koyu renk çizgilerle belirginleştirilmiş olmalıdır. Öğrencinin kalemi de koyu renkli yazan kurşun veya tükenmez kalemler kullandırılmalıdır. Matematik dersinde defterin kareli olması çocuğun yazısının okunaksız olmasına neden olabileceğinden dolayı düz çizgili defterler tercih edilmesinde fayda vardır.

Görme yetersizliğinden etkilenen çocukların iyi gören çocuklara göre daha fazla yazmaya hazırlık çalışması yapması gerekebilir. Bu çalışmalara gerektiği kadar fazla yer verilmesi öğrenciler yazmaya geçtiklerinde yazılarının okunaklı olmasına yardım edecektir.

Öğrenci tahtadaki yazıyı tüm düzenlemelere rağmen göremiyorsa yazdığımız yazının bir fotokopisi öğrencinin masasına konup ondan yazması istenebilir.

Öğretmen tahtaya yazı yazarken yazdıklarını sesli olarak tekrarlaması az gören öğrenci için fayda sağlayacaktır.

Sınıfta eğer öğretmeni görsel birtakım materyaller kullanıyorsa görme problemi olan öğrencinin yakından bakmasını sağlamalıdır.

Ders yılı başında okul binası ve öğrenci için önemli bölümleri (tuvalet, kantin, yemekhane, kütüphane), bu bölümlerin okul içindeki yerleşimleri öğrenciye tanıtılmalıdır.Aynı zamanda okul çevresi de (park, bahçe ) öğrenciye tanıtılmalıdır.

Sınıf içinde öğrencinin tahtaya ve kapıya giderken takılabileceği birtakım engeller bulunmamalıdır.

Sınıfta herhangi bir değişiklik yapıldı ise bu öğrenciye söylenmelidir.

Görme yetersizliği olan çocuklarda , bağımsızlık duygusunun geliştirme çabalarının bir bölümü olarak ,kendi kitaplarından ve araçlarından sorumlu olması istenmelidir.

Sınıftaki gören çocuklar zaman zaman görme yetersizliği olan çocuğa rehberlik yapabilir. Ancak görme yetersizliği olan çocuğun pek fazla bağımlı olmamasına da dikkat edilmelidir.

Görme yetersizliği olan çocuklara görenlerden farklı davranılmamalıdır ve aynı genel beklentiler bu çocuklar içinde geçerli olmalıdır.

Görenler ile görme yetersizliği olan çocuklar arasında sosyal ilişkiler cesaretlendirilmelidir.

Görme yetersizliği olan çocukların sınıftaki her etkinliğe katılması cesaretlendirilmelidir. Sınıftaki etkinliklere katılmaları mümkün olmuyorsa, ek etkinlikler düzenlenmelidir.

Görme yetersizliği olan çocuklara da görenlere verilen özel ödevlerin benzerleri verilmelidir.

Sınıftaki gören çocuklar görme yetersizliği olan çocuklara not tutarak ya da not tutarken karbon kağıdı kullanarak yardımcı olabilirler.

Görme yetersizliği olan çocuğun ödevini tamamlayabilmesi için ek zaman verilmesi uygun olabilir.
Öğretmen yaptığı her şeyi görme yetersizliği olan çocuğa sözlü olarak ifade etmeye dikkat etmelidir.

Fen bilimleri ağırlıklı konularda bu çocukların belirli problemleri olacaktır ve fen bilimleri ile ilgili konularda yakın ilgiye ihtiyaç duyacaklardır. Onları destekleyecek bir ortakları olursa bu onlar için çok yararlı olabilir.

Bu çocuklar için hareket önemlidir ve mümkün olduğunca beden eğitimi derslerinde yardımcı olunmalıdır.

Başarılarını ve başarı süreçlerini izlerken çocukları kaygıya götürmeyen ve onlara sıkıntı vermeyen bir yol izlenmelidir.

Öğrenciye gerçekçi bir benlik kavramı kazandırılmalıdır.